Hukuk çevrelerinde dile getirilen değerlendirmelere göre, görev yoğunluğu yüksek olan adliyelerde hakim ve savcıların mesailerinin bir bölümünün bu tür ziyaretlere ayrılması, hem iş yükünü artırıyor hem de yargı hizmetlerinin verimliliği konusunda soru işaretleri oluşturuyor.
Makam ziyaretleri "nüfuz gösterisi" olarak algılanabiliyor
Özellikle sosyal medya hesaplarında paylaşılan ziyaret fotoğraflarında; siyasi parti il ve ilçe yöneticileri, dernek başkanları, vakıf temsilcileri, hemşehri dernekleri, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve kişisel yakınlık ilişkileri bulunan ziyaretçilerin hakim ve savcılarla verdiği görüntüler, kamuoyunda farklı yorumlara neden oluyor.Uzmanlara göre bu paylaşımlar, her ne kadar "nezaket ziyareti" olarak ifade edilse de, dışarıdan bakıldığında "hakim veya savcı ile özel ilişki kurulmuş", "ulaşılabilirlik sağlanmış" ya da "nüfuz oluşturulmuş" izlenimi verebiliyor. Bu durum ise yargıya duyulan güven açısından hassas bir konu olarak değerlendiriliyor.Mesai saatlerinde yapılan ziyaretler eleştiriliyor
Adliyelerde binlerce dosyanın sonuçlandırılmayı beklediği, hakim ve savcıların ağır iş yükü altında çalıştığı bir dönemde gerçekleştirilen uzun süreli makam ziyaretlerinin kamu hizmetinin etkin yürütülmesi bakımından da eleştirilere konu olduğu belirtiliyor.Yargı mensuplarının gün içerisinde çok sayıda duruşma, soruşturma, karar yazımı ve idari işlemlerle ilgilenmek zorunda olduklarına dikkat çeken hukukçular, resmi görev kapsamında olmayan ziyaretlerin mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiğini savunuyorSosyal medyada paylaşılması ayrı bir tartışma konusu
Eleştirilerin önemli bir bölümü ise ziyaretlerin sosyal medya hesaplarında duyurulmasına yöneliyor.Son dönemde birçok dernek, vakıf, siyasi parti teşkilatı ve çeşitli kuruluşların, hakim ve savcı ziyaretlerini fotoğraflarla paylaşması dikkat çekiyor. Bazı paylaşımlarda makam odalarında çekilen toplu fotoğraflar kamuoyuna servis edilirken, ziyaretlerde çeşitli hediyelerin takdim edildiği görüntüler de yer alabiliyor.Hukuk çevreleri, bu paylaşımların yargı bağımsızlığı kadar tarafsızlık görünümünü de zedeleyebileceğini ifade ediyor.Bazı haber sitelerinde ziyaret haberleri ön plana çıkıyor
Son dönemde dikkat çeken bir diğer gelişme ise bazı internet haber sitelerinde hakim ve savcı ziyaretlerinin neredeyse rutin haber haline gelmesi.Başsavcıya yapılan ziyaretler, adalet komisyonu başkanlarına gerçekleştirilen nezaket buluşmaları veya hakim ve savcı makamlarında çekilen fotoğraflar, birçok yerel internet sitesinde geniş şekilde yayımlanıyor.Eleştirilerde, kamuoyunu ilgilendiren yargısal gelişmeler yerine makam ziyaretlerinin haberleştirilmesinin yargının kurumsal itibarı açısından doğru bir iletişim yöntemi olmadığı belirtiliyor.Avrupa ülkelerinde benzer örnekler oldukça sınırlı
Karşılaştırmalı hukuk uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde, birçok Avrupa ülkesinde hakim ve savcıların görev yaptıkları makamların dış etkilerden uzak tutulmasına büyük önem verildiği ifade ediliyor.Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının yalnızca fiilen değil, görünüş itibarıyla da korunması gerektiği anlayışı doğrultusunda, siyasi aktörler veya çıkar gruplarıyla makam ortamında gerçekleştirilen ve kamuoyuna açık biçimde paylaşılan ziyaretlerin oldukça sınırlı olduğu belirtiliyor.Bu yaklaşımın temelinde ise "adil yargılanma hakkı" ile yargıya duyulan toplumsal güvenin korunması amacı bulunuyor.Etik ilkeler açısından da tartışılıyor
Yargı etiğine ilişkin uluslararası ilkelerde ve mesleki etik anlayışında, hakim ve savcıların bağımsızlıklarının yanı sıra tarafsız görünümlerini de korumaları gerektiği vurgulanıyor.Bu nedenle, resmi görev kapsamında olmayan ziyaretlerin sıklığı, ziyaretçilerin niteliği ve bu ziyaretlerin kamuoyuna sunuluş biçimi, etik tartışmaların merkezinde yer alıyor. Hukukçular, yargı mensuplarının herhangi bir kişi veya grupla yakın ilişki içinde olduğu yönünde algı oluşturabilecek görüntülerden kaçınılmasının, yargıya duyulan güvenin korunması bakımından önemli olduğunu ifade ediyor.Resmi düzenleme beklentisi sürüyor
Tüm bu tartışmalara rağmen, hakim ve savcı makam ziyaretlerinin sınırlarına ilişkin özel ve kapsamlı bir idari düzenleme veya uygulama rehberi bulunmaması da eleştirilen başlıklar arasında yer alıyor.Hukuk çevrelerinde, mesai saatlerinde gerçekleştirilecek resmi olmayan ziyaretlerin belirli kurallara bağlanması, makam odalarında gerçekleştirilen ziyaretlerin sosyal medyada paylaşılmasına ilişkin etik ilkelerin netleştirilmesi ve yargı mensuplarının tarafsızlık algısını güçlendirecek uygulamaların hayata geçirilmesi yönünde görüşler dile getiriliyor.Yargının bağımsızlığı kadar bağımsız görünmesinin de hukuk devletinin temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken değerlendirmelerde, bu alanda atılacak olası adımların hem yargıya duyulan güveni artırabileceği hem de kamuoyunda oluşabilecek yanlış algıların önüne geçebileceği ifade ediliyor.