Ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntüleri, kazanın nasıl meydana geldiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Görüntülerde, Bedia Canan Eroğlu'nun kullandığı otomobilin bir ara sokaktan hızla çıktığı, direksiyon hakimiyetini kaybederek önce seyir halindeki bir cipe çarptığı, ardından kaldırımda bulunan yayaların arasına dalarak bir iş yerine girdiği görülüyor. Bu anlar, kazanın ne denli ani ve şiddetli gerçekleştiğini kanıtlar nitelikte.
O ANLAR KAMERADA!Kazadan yaralı olarak kurtulan Hümeyra Çiriş, yaşadığı korku dolu anları şu sözlerle anlattı: "Bir dükkanın önünden geçerken, hiçbir şekilde ses duymadım. Yukarıdan bir araba geldi. Park halindeki araçla birlikte bizi sürükledi. Tamamen dükkanın içinde sıkışmış halde bulduk kendimizi. Gerçekten her şey bir anda, bir saniyede oldu. Kırıklarımız oluştu, vefat eden biri oldu. O esnada yolda kim vardı, hiçbir şey anlamadık. Biz sadece üç arkadaştık. Yani eşim, arkadaşım ve ben. 'Herhalde uçtuk, bir yerlere gittik, sürüklendik,' dedik. Kazada o esnada araba kaç kişiyi sürükledi, ne oldu, yaşıyor muyuz onu bile anlayamadık.""KAZADAN SONRA O YOLDAN BİLE GEÇEMİYORUZ..."Kazanın kendilerinde büyük bir travma yarattığını belirten Çiriş, psikolojik etkilerinin hala devam ettiğini vurguladı: "Daha sonrasında bizi uzun bir süre kimse aramayınca ve vefat eden kişi gözümüzün önünde can verince… Ben arkadaşımı, vefat eden kadının yanından çıkardım. Yani bunun travması hala üzerimizde. Biz o yoldan hala geçemiyoruz, yürüyemiyoruz, hiçbir şey yapamıyoruz. Şu an yolda yürürken bile bir korna sesi duysak, kaçıyoruz." Bu ifadeler, kazanın mağdurlar üzerinde bıraktığı derin izleri çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.
SÜRÜCÜ HAKKINDA YAKALAMA KARARI ÇIKTI, DAVA ERTELENDİÜsküdar Çengelköy'de geçtiğimiz yıl 22 Eylül'de meydana gelen kazaya ilişkin davanın ilk duruşması dün İstanbul Anadolu 25'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Kaza sonrası tutuklanan ancak ilk bilirkişi raporunda araçtaki teknik arıza gerekçe gösterilerek serbest bırakılan sürücü Bedia Canan Eroğlu ve avukatı duruşmaya katılmadı. Mahkeme, sanık Bedia Canan Eroğlu hakkında ifadesinin alınmasına yönelik yakalama kararı verdi. Duruşma, 23 Ekim tarihine ertelendi.Av. Müslüm Demirtekin: “Adalet, sadece bir ceza değil; bir vicdan meselesidir”Hayatını kaybeden Yeliz Öğretmen’in yakınlarının vekili Avukat Müslüm Demirtekin, dava sürecine dair önemli açıklamalarda bulundu:“Ortaya çıkan kamera görüntüleri, kazanın ne kadar ani ve şiddetli olduğunu açıkça ortaya koyuyor. İlk bilirkişi raporuna dayanarak sanığın serbest bırakılması, kamu vicdanını yaralamıştır. Yeliz Öğretmen’in ismini yaşatmak ve diğer mağdurların sesi olmak adına bu davanın sonuna kadar takipçisiyiz.”Kazadan sonra tutuklanan, ancak “teknik arıza” gerekçesiyle tahliye edilen sürücü Bedia Canan Eroğlu, ilk duruşmaya katılmadı. İstanbul Anadolu 25. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın ifadesinin alınması için yakalama kararı çıkardı. Dava, 23 Ekim’e ertelendi.Demirtekin son olarak şu ifadeleri kullandı:“Bu dosya sadece bir trafik kazası değil; ihmaller zincirinin, sorumsuzluğun ve vicdansızlığın yargılandığı bir dava. Yeliz Öğretmen’in anısı için, hayatı altüst olan insanlar için adaletin tecelli etmesi şart.”
Av. Müslüm Demirtekin
O ANLAR KAMERADA!Kazadan yaralı olarak kurtulan Hümeyra Çiriş, yaşadığı korku dolu anları şu sözlerle anlattı: "Bir dükkanın önünden geçerken, hiçbir şekilde ses duymadım. Yukarıdan bir araba geldi. Park halindeki araçla birlikte bizi sürükledi. Tamamen dükkanın içinde sıkışmış halde bulduk kendimizi. Gerçekten her şey bir anda, bir saniyede oldu. Kırıklarımız oluştu, vefat eden biri oldu. O esnada yolda kim vardı, hiçbir şey anlamadık. Biz sadece üç arkadaştık. Yani eşim, arkadaşım ve ben. 'Herhalde uçtuk, bir yerlere gittik, sürüklendik,' dedik. Kazada o esnada araba kaç kişiyi sürükledi, ne oldu, yaşıyor muyuz onu bile anlayamadık.""KAZADAN SONRA O YOLDAN BİLE GEÇEMİYORUZ..."Kazanın kendilerinde büyük bir travma yarattığını belirten Çiriş, psikolojik etkilerinin hala devam ettiğini vurguladı: "Daha sonrasında bizi uzun bir süre kimse aramayınca ve vefat eden kişi gözümüzün önünde can verince… Ben arkadaşımı, vefat eden kadının yanından çıkardım. Yani bunun travması hala üzerimizde. Biz o yoldan hala geçemiyoruz, yürüyemiyoruz, hiçbir şey yapamıyoruz. Şu an yolda yürürken bile bir korna sesi duysak, kaçıyoruz." Bu ifadeler, kazanın mağdurlar üzerinde bıraktığı derin izleri çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.
SÜRÜCÜ HAKKINDA YAKALAMA KARARI ÇIKTI, DAVA ERTELENDİÜsküdar Çengelköy'de geçtiğimiz yıl 22 Eylül'de meydana gelen kazaya ilişkin davanın ilk duruşması dün İstanbul Anadolu 25'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Kaza sonrası tutuklanan ancak ilk bilirkişi raporunda araçtaki teknik arıza gerekçe gösterilerek serbest bırakılan sürücü Bedia Canan Eroğlu ve avukatı duruşmaya katılmadı. Mahkeme, sanık Bedia Canan Eroğlu hakkında ifadesinin alınmasına yönelik yakalama kararı verdi. Duruşma, 23 Ekim tarihine ertelendi.Av. Müslüm Demirtekin: “Adalet, sadece bir ceza değil; bir vicdan meselesidir”Hayatını kaybeden Yeliz Öğretmen’in yakınlarının vekili Avukat Müslüm Demirtekin, dava sürecine dair önemli açıklamalarda bulundu:“Ortaya çıkan kamera görüntüleri, kazanın ne kadar ani ve şiddetli olduğunu açıkça ortaya koyuyor. İlk bilirkişi raporuna dayanarak sanığın serbest bırakılması, kamu vicdanını yaralamıştır. Yeliz Öğretmen’in ismini yaşatmak ve diğer mağdurların sesi olmak adına bu davanın sonuna kadar takipçisiyiz.”Kazadan sonra tutuklanan, ancak “teknik arıza” gerekçesiyle tahliye edilen sürücü Bedia Canan Eroğlu, ilk duruşmaya katılmadı. İstanbul Anadolu 25. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın ifadesinin alınması için yakalama kararı çıkardı. Dava, 23 Ekim’e ertelendi.Demirtekin son olarak şu ifadeleri kullandı:“Bu dosya sadece bir trafik kazası değil; ihmaller zincirinin, sorumsuzluğun ve vicdansızlığın yargılandığı bir dava. Yeliz Öğretmen’in anısı için, hayatı altüst olan insanlar için adaletin tecelli etmesi şart.”
Av. Müslüm Demirtekin 




